BALYOZ Davasının Yargıtay 9. Ceza Dairesince Onaylanmasının İkinci Yılı

 

Değerli Dostlarımız sevgili Vatandaşlar;

Öncelikle

  • Vatani görevlerini yaparken, dün Erzurum’un Tekman ilçesinde PKK terör örgütünün hain pususu neticesinde şehit olan askerlerimize,
  • iki gün önce Ankara’daki terör saldırısında hayatlarını kaybende vatandaşlarımıza,
  • Ve bugüne kadar Vatan için yaşamlarını yitiren tüm şehitlerimiz ile kumpas davaları sürecinde hayatını kaybeden Kumpsa şehitlerine Allahtan Rahmet, gazi ve yaralılarımıza acil şifalar ve sabır diliyoruz.

9 Ekim 2013 tarihinde, yani bundan iki yıl iki gün önce, bugün ERGENEKON davasının temyiz duruşmasının yapıldığı konferans salonunda, Yargıtay 9. Cezas Daresi,  Asrın iftirası BALYOZ davasının SÖZDE temyiz duruşmasını yapmış ve evrensel tüm hukuk kuralları hiçe sayılarak benim de bulunduğum 237 sanık hakkındaki mahkumiyet kararını onaylamıştır. Yargıtayın bu kararı Türk hukuk tarihine KAPKARA BİR LEKE OLARAK geçmiştir.

Bugün ERGENEKON davasının temyiz duruşmasında; Özel Yetkili Mahkemelerin ne kadar keyfi davrandıklarına, hukuktan bihaber kararlarla binlerce insanın hayatlarını mahvettiklerine, amiyane tabirle “ali kıran baş kesen” şeklinde haraket ettiklerine hep birlikte şahit oluyoruz. Benzer hukuk ihlalleri belkide daha fazlası BALYOZ davsında da yaşandı. Kapatılan Özel Yetkili İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin hakim ve savcılarının takındıkları keyfi tutum ve davranışların aynısını Yargıtay 9. Ceza Dairesinin yüksek yargı mensupları da göstermişlerdir.

Gerek yerel mahkemenin gerekse yüksek yargı diye tabir edilen Yargıtay 9. Ceza Dairesinin hakim ve savcıları; evrensel hukuk ilkeleri yerine belirli bir zümrenin veya cemaatin güdümünde hüküm verdiler. Çünkü, hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında bu davanın sahte olduğu binlerce somut delil ve yine 30’un üzerinde bilirkişi raporlarıyla net olarak ispatlandı. Mahkemeye sunulan bilirkişi ve subut delillerin birkaçıyla Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubuna yapılan başvuru neticesinde çalışma grubunca tutuklamaların keyfi olduğuna hükmederek Türkiye Hükümeti’nden tutukluların durumularını düzeltilmesini talep etmişti. Mahkemeler sunduğumuz onca delil ve bilirkiş raporuna rağmen birçoğumuz haksız ve hukuksuz yere, yaklaşık dör yıl gibi uzun bir süre çeşitli cezaevlerinde tutuklu kaldık. Verilen hukuki mücadeleler sonucu; Anayasa Mahkemesi, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin kararını “Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE” gerekçesiyle bozmuş ve yeniden yargılama yapılması için dosyayı İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir. İstanbul 4. Ağır Cezasında yapılan yeniden yargılama neticesinde sanıkların tamamı beraat etmiştir.

İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi 31 Mart 2015 tarihli kararının “TÜM DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ÜZERİNE VARILAN SONUÇ” bölümünde “OEYS’nin plan seminerinde oynanmasının, seminerde askeri kural ve temayüllere aykırı ses kaydı yapılmasının, yine seminerde gerçek kişi ve kurumlardan söz edilmesi gibi bir takım usulsuzluklarin ancak “emre itaatsizlik” veya görevi kötüye kullanma olarak değerlendirilebileceği, seminer tarihinden soruşturmanın başladığı tarihe dek her iki suç içinde lehe olan yasa yönünden zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle ceza verilemeyeceği…” şeklinde kararını açıklamışsada, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı aralarında E.Org. Çetin Doğanın da bulunduğu 7 masum arkadaşımız yönünden mahkemenin kararı temyiz etmiştir. Anayasa ve İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararları bu kadar açık ve net iken bir kısım arkadaşımızın mağduriyetlerinin halen devam ettirilmesine akıl ve sır erdirmek mümkün değildir. Bunun hukuki hiçbir izahı yoktur ve de olamaz. Cumhuriyet savcısının bu kararı İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin kararları kadar yanlı ve yanlış bir karardır.

Bizlere bu kumpası kuranların, haksız ve hukuksuz yere hakkımızda müebbet hapis verenlerin, bunlara bilikişilik edenlerin hemen hemen tamamı halen kamu görevlerini yürütmektedirler. Kamu görevini bu denli kötüye kullanan, katil olan birinin tekrardan görevinin başında kalmasına, görev yapmasına dünyanın hiçbir medeni ve müreffeh hiçbir ülkesinde buna ratlayamazsınız.

Az önce arz ettiğim 7 arkadaşımızın mağduriyeti gibi beraat eden sanıkların da başta maddi ve manevi tazminatları, görevde olan arkadaşlarımızın terfi ettirilmemeleri ve tenzili rütbe sayılacak görevlere atandırmaları gibi birçok mağduriyetlerimiz halen de devam etmektedir. Nitekim İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen maddi ve manevi tazminat davasında, 40 yıldan fazla ülkemiz hizmet etmiş bir generalimiz için tutuklu kaldığı her bir gün için  40 tl üzerinden hesaplamayla karar verilmesi bizleri birkez daha hayretler içinde bırakmıştır. Yıllarca ülkesine hizmet etmiş ve genarallik rütbesine yükselecek başarıyı göstermiş biri için günlük 40 tl gibi komik bir o kadar da aşağılayıcı rakam üzerinden tazminata hükmedilmesi, Türk Yargısının evrensel hukuk normlarından ne kadar yoksun olduğunu birkez daha ve açık olarak göstermektedir.

ERGENEKON davasının temyiz duruşması, 28 Şubat davası, İzmir Askeri Casusluk, Malatya Zirve Yayınevi ve Payrazköy davalarının yargılamaları çeşitli mahkemelerde halen devam etmektedir. Ayrıca gerek bu kumpasları kuran yargı mensupları ve gerekse TÜBİTAK görevlileri hakkında Cumhuriyet Savcılıklarına yapılan müracaatlara ilişkin soruşturmalar da ilgili birimlerce sürdürülmektedir. Kısaca Kumpas mağdurularının hukuki mücadeleleri hala devam etmektedir ve kısa sürede de biteceklerine de inanmıyoruz.

28 Temmuz 2015 tarihinde tüm bu davalarda mağdur olmuş vatandaşlarımız ile birnci, ikinci ve üçüncü derece akrabaları ve bu davalardan mağdur edilmemiş ancak toplumsal olaylara duyarlılık göstererek haksızlığın ve hukuksuzluğun karşısında olan sivil, asker tüm vatandaşlarımızın üye olabileceği, Kumpas Mağdurları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğini kurduk. Kısaca KUMPASDER olarak adlandırdığımız bu derneğin maksadı;

  • Mağdur olan vatandaşlarımızı bir çatı altında toplayarak örgütlü haraket etmelerini sağlamak, mağdurlar arasında yardımlaşmayı ve dayanışmayı sağlamak,
  • Bizlere bu iftirayı atanların ve bunlara yardım ve yataklık edenlerin hukuk önünde yargılanmalarını sağlamak için suçlular hakkında suç duyurularında bulunmak, yapılan yargılamaları takip etmek,
  • Yine bu davalarda yargılanan arkadaşlarımıza hukuki ve bilgi desteği sağlamak,
  • İftira davaları hakkında kamuoynunu doğru bilgilendirmek ve aydınlatmak olarak tespit edilmiştir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi;9 Ekim 2013 tarihinde, kamuoyunda “Balyoz” olarak bilinen davada ilk derece mahkemesinin kararını büyük ölçüde onayarak, Türk hukuk tarihinde kapkara bir sayfa açmıştır. Bu ayıptan aktif rol alanlar kadar olaylara sessiz kalanlar da sorumludur. Yargı sistemimiz belirli çevrelerin güdümünden kurtulmadıkça ülkemiz her boyutta karanlığa gömülmeye mahkumdur. Öncelikle devleti yönetenler başta olmak üzere ilgilileri ve vatandaşları duyarlı olmaya, evrensel hukuk kurallarının ülkemizde de yerleşmesinde bizlere destek olamay davet ediyoruz.

Kamoyununa saygıyla duyrulur. 12/10/2015

Yönetim Kurulu Adına

Hanifi YILDIRIM

Emekli J. Kur. Albay

KUMPASDER GEÇİCİ BAŞKANI

Ergenekon Temyiz Duruşması Başladı…

Ergenekon Temyiz duruşmaları başladı. Kumpasder olarak biz de arkadaşlarımıza haklı davalarında destek olabilmek için duruşmaları yerinde takip ediyoruz.

Yargıtay 16. Ceza Dairesince, 274 sanıklı Ergenekon davasının temyiz incelemesinin ilk duruşmasında Başkan Eyüp Yeşil, adil  yargılama ilkelerini gözeterek, mümkün olduğu kadar savunma hakkına saygı göstererek, istenilen oranda savunma için imkan sağlayacaklarını bildirdi.

Yargıtay Konferans salonundaki duruşmaya, İlker Başbuğ, Hurşit Tolon, Hikmet Çiçek, Yalçın Küçük, Dursun Çiçek, Sinan Aygün, Fatih Hilmioğlu, Doğu Perinçek, Mustafa Balbay, Levent Ersöz, Nusret Senem’in aralarında bulunduğu bazı sanıklar, sanık yakınları, avukatlar katıldı. Başkan Yeşil, sanık ve müdafi yoklaması yapılmasının ardından duruşmanın icrasıyla ilgili bilgi verdi.

Diğer 62 sanıkla ilgili duruşmalı inceleme kararı verdiklerini bildiren Yeşil, “Duruşma sürecinde, son celse DVD’sini izlediğimizde oldukça sıkıntılı sürecin geçtiği, bir kısım dilekçelerin sanık müdafilerin ‘temyiz ettik, duruşma istedik’ demelerine rağmen dosya içinde olmadığı görüldü. Ancak hak kaybı olmaması açısından beyanları esas alarak, personelin de ihmalinden kaynaklanmış olabilir, bu talepte bulunanlara duruşmalı inceleme kararı verdik” dedi. Başkan Yeşil, 116 sanıkla ilgili daha duruşmalı temyiz incelemesi talebi bulunduğunu ancak aldıkları cezalar 10 yılın altında olduğu için yasa gereği bu sanıkların taleplerinin yazılı inceleneceğini söyledi.

Adil yargılanma ve silahların eşitliği ilkesi gereği savunmaların kesilmeyeceğini tekrarlayan Yeşil, isteyenlerin kürsüde, isteyenlerin ön sırada oturarak savunma yapabileceklerini de söyledi. Başkan Yeşil, “Şimdiden yargı camiası ve ülkemiz için hayırlı olsun” dedi. Duruşmada, daha sonra raportör üyenin hazırladığı raporun okunmasına geçildi.

POYRAZKÖY DAVASI SONRASI BAŞKANIMIZIN AÇIKLAMASI

Başkanımız Sayın Hanifi YILDIRIM maddi manevi kayıplarımızın yanında bizlere bu kumpası kuran kişilerden mahkemenin şikayetçi olduğunu; fakat Derneğimizin bu konuda yazılı olarak da başvuruda bulunacağını kaydetti.

Poyraköy davasından yargılanan 83 sanık karara sevinemedi. Çünkü 6,5 yıllık dava sürecinde silah arkadaşaları Yarbay Ali Tatar ve SAT komandosu Saadettin Doğan ile Prof. Dr. Türkan Saylan’ı kaybettiler. Duruşma sonrası adliye kapısı önünde buluşan herkesin dilinde, yüreğinde kumpas şehitleri vardı.

Kardak Adası’na çıkan SAT Timi’nin komutanı Ali Türkşen, ilk kez kameralara konuştu. İlk sözleri, “Ali Tatar’ın ve Saadettin Doğan’ın hesabı sorulacak, kumpasın sorumluları yargılanacak” oldu.

Emekli Binbaşı Levent Bektaş, 2009’dan beri suçsuz olduklarını anlatmaya çalıştıklarını söyledi.

20 ayı aşkın süre tutuklu kalan Deniz Kurmay Albay Ümit Metin kısa konuştu, “Türkiye’nin geleceği yargılandı” dedi.

Doğu ve Güneydoğu’da bölücü terörle mücadele eden emekli Jandarma Kurmay Albay Hanifi Yıldırım da, mücadelenin kumpası kuranlar yargılanmadan bitmeyeceğini belirtti.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği üyelerinin elinde Türkan Saylan’ın fotoğrafı vardı. Derneğin bursları ile okuyan gençlerde oradaydı.

POYRAZKÖY DAVASINDA KARAR : TÜM SANIKLARIN BERAATİNE…

poyrazkoy-davasi-sonrasi-adliye-onunde-aciklamalar-yapildi

“Kafes eylem planı”, “Amirallere suikast”, “Gölcük’te ele geçirilen belgeler” ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV) yöneticileri hakkındaki iddialara ilişkin dosyaların birleştiği, 83 tutuksuz sanığın yargılandığı Poyrazköy davasında mahkeme tüm sanıkların beraatine karar verdi.

Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nce bugün görülen davanın 38. duruşmasında mahkeme kararını açıkladı.

Duruşmanın sonunda “Gençlik Marşı” söylendi ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı atıldı.

Mahkeme kararında birleştirilen davaları tek tek sayarak “beraat” kararı verdiğini açıkladı.

Mahkeme ayrıca sahte delil kullanan kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Davanın önemli delili sayılan 5 nolu harddisk için de suç duyurusu yapıldı.

DURUŞMADA SON SÖZLER

Karar öncesinde duruşmada şunlar yaşandı:

Yoğun ilginin olduğu duruşmada, mahkeme, sanık avukatlarına son kez söz verdi.

Avukat Hüseyin Ersöz konuşmasında tüm sanıkların beraatini talep etti. Avukat Hüseyin Karataş ve Türkan Salamanca konuşma kayıtlarını kaydedenlere teşekkür ederek beraat talebinde bulundu.

Söz alan avukatlar, savcının mütalaasına katıldıklarını belirtti.

Avukat Kemal Yener Saraçoğlu, sanıkların uğradığı zararları ve tazminat haklarının bildirilmesini talep etti. Avukat Fuat Taşdemir ise iddianame aslında “Zulümname idi” dedi.

Avukat Hazal Algan, 5 no’lu hard disk için de suç duyurusu talebinde bulundu.

HAKİMLER HAKKINDA SUÇ DUYURUSU TALEBİ

Avukat Burçin Hekimoğlu suç duyurusunun genişletilmesini talep etti.

Avukat Celal Ülgen, üretilmiş delilleri yargılamada bilerek uzun süre kullandıklarını belirttiği hakimler Mehmet Karababa, Vedat Yılmaz Abdurrahmanoğlu, Mehmet Erdoğan ve Mehmet Hamzaçebi hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

“ALİ’NİN RUHU BURADA, BU SALONDA”

Avukatların ardından sanıkların son sözlerine geçildi.

Emekli SAT komandosu Engin Geldikaya son söz olarak “Suç işlemedik” dedi.

Emekli Albay Ali Türkşen, konuşmasında “kumpas şehidi” olarak anılan Ali Tatar’ın adını andı. Ali Tatar’ın kardeşi Hürriyet Ünver ise “Ali’nin ruhu burada, bu salonda” diye haykırdı.

Odatv.com

DEVAM EDEN DAVALARA KATILIM

Değerli arkadaşlar,
KUMPASDER olarak kuruluşumuzu fiilen tamamlamış ve faaliyetlere başlamış bulunmaktayız. Üyelik kayıtlarımız devam etmekte olup daha önce yayınladığımız 165 arkadaşın kaydı, Dernek kütüğüne kaydedilmiştir. Arkadaşlarımızın üyelik formlarını doldurarak göndermeleri önem arz etmektedir.
Devam eden faaliyetler dernek sitesinde yayınlanmış olup bu kapsamda sizleri temsilen;
– 2 Ekim 2015 tarihinde İstanbul Anadolu Yakasında Poyrazköy davasının,
– 5 Ekim 2015 tarihinde İstanbul Çağlayan’da Futbolda Şike Davasının,
– 6 Ekim 2015 tarihinde Ankara’da Ergenekon ve 28 Şubat davalarının,
– 13 Ekim 2015 tarihinde E.Ora. Nusret Güner’in Ankaradaki davasının,

Duruşmalarına katılacağım. Bu konuda tüm arkadaşlarımızın davalara katılımlarını bekler saygılarımı sunarım.

Yönetim Kurulu Adına
Hanifi YILDIRIM
Dernek Başkanı

ÜYELİK KAYITLARI BAŞLAMIŞTIR

 

Değerli dostlarımız,

1. KUMPASDER Geçici Yönetim Kurulu’nun 14 Eylül 2015 tarihinde yaptığı toplantıda alınan karar neticesinde derneğe üyelik kayıtlarına başlanmıştır.

 

2. Kamuoyunca “Kumpas Davaları” olarak ta bilinen; Ergenekon, Odatv, Şike (FB), Balyoz, İstanbul Ask. Casusluk, Malatya Zirve Yayınevi, Poyrazköy, Atabeyler, İzmir Ask. Casusluk, ÇYDD-ÇEV, Turgut Özal’a Suikast, Hakkari-Şemdinli…vb davalardan mağdur olanlar ile eşleri, çocukları, akrabaları ve BU DAVALARDA GEREK EYLEMLERİYLE GEREKSE GÖNÜLDEN BİZLERİ DESTEKLEYEN, BİZLERİN YANINDA OLAN; GENÇLERİMİZ, ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİMİZ, KISACA TÜM VATANDAŞLARIMIZ, derneğe üyelik için başvuruda bulunabilir.

3. Dernek Başvuru formu www.kumpasder.org.tr adresinden temin edilebilir.

TÜM DOSTLARIMIZA SAYGIYLA DUYURULUR.

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

DEĞERLİ DAVA ARKADAŞLARIMIZ VE BİZLERE GÖNÜL VEREN SEVGİLİ DOSTLARIMIZ;

30 Ağustos; Türkiye’nin geleceği için binlerce şehidin, milli birlik ve beraberlik ruhu içinde canları pahasına, özgürlük ve bağımsızlık meşalesinin sonsuza dek sönmemek üzere yakıldığı büyük bir zaferdir.

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Gençliğe Hitabesi”nde de belirttiği gibi, bugün dahili ve harici bedhahlarımız bu büyük zaferi kazananları, neredeyse VATAN HAİNİ İLAN ETMEKTE, bizlerin ve gelecek nesillerimizin hafızalarından silmek istemektedirler. Nitekim, bu büyük zaferi kazanan Şanlı Türk Ordusunu Genelkurmay Başkanı terörist ilan edilerek hapse atılmış ve seçkin subayları çeşitli KUMPAS davalarıyla TSK’den tasviye edilmişlerdir.

Bundan 93 yıl önce atalarımızın, vatanımızı işgal eden düşman kuvvetlerini VE ONLARIN İŞBİRLİKCİLERİNİ denize döktükleri gibi bugün bizlerde ülkemizi bölmek ve parçalamak isteyenlerin oyunlarını boşa çıkartacağımıza kimsenin şüphesi olmasın.

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

Saygılarımla,

Hanifi YILDIRIM

KUMPASDER GEÇİCİ BAŞKANI

 

KUMPAS MAĞDURLARI ÖRGÜTLENDİ

Ergenekon, Balyoz, Amirallere Suikast, Askeri Casusluk…
Kumpas davalarında terör örgütü üyesi olmakla suçlanan komutanlar ve siviller, bu defa gerçekten örgütlendi. F tipi kumpaslarda hedef alınan emekli askerler ve sivil vatandaşlar Kumpas Der çatısı altında bir araya geldi.

 


Komutanlar örgütlendi! İşte ilk hedefleri paylaşan: ulusalkanal

KAMUOYU DUYURUSU

Kamuoyuna Duyurulur

Hatırlanacağı üzere 25 Ocak 2010 tarihinde İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen “Balyoz Harekat Planı” davası kapsamında, hazırladıkları sahte bilirkişi raporları ile 465 TSK personeli hakkında dava açılmasına ve bunlardan 237’sinin 16-20 yıl arasında ceza almasına sebep olan TUBİTAK bilirkişileri; Tahsin Türköz, Hayrettin Bahşi ve Erdem Alparslan, haklarında “görevi kötüye kullanma” suçundan açılan davanın 09 Temmuz 2015 tarihindeki ilk duruşmasına, sanık avukatları Ayhan Şahin ve İbrahim Kandal, müvekkillerinin TÜBİTAK’taki görevlerine son verildiğinden ve Türkiye’de iş bulamadıkları için yurt dışına çalışmaya gittiklerini beyan ederek duruşmada hazır edemediklerini beyan etmişlerdir.

Yine, KUMPAS davaları süresince YANDAŞ MEDYA’da olarak adlandırılan bazı basın ve yayın organlarında yalan, yanlış ve maksatlı haber yapan bir kısım yazarların da 17/25 Aralık sürecinden sonra yurt dışına kaçtıkları yönündeki birçok haber de daha önceden basında geniş bir şekilde yer almıştır.

Aynı şekilde İstanbul (Mülga) Özel Yetkili Cumhuriyet Savcıları Zekeriya Öz ve Celal Kara’nın, haklarında yürütülen soruşturma ve tutuklanma talebiyle yakalama kararı çıkarılması sonucu iki savcının 10 Ağustos 2015 tarihinde Sarp sınır kapısından Gürcistan üzerinden Ermenistan’a kaçtıkları yönündeki haberlerin de yazılı ve görsel basında geniş bir şekilde yer aldığı müşahede edilmiştir.

Kamuoyunda “KUMPAS DAVALARI” olarak bilinen; Ergenekon (birleştirilen toplam 21 ayrı dava), Balyoz, Poyrazköy, Amirallere Suikast, Kafes, Gölcük, İstanbul Askeri Casusluk, İzmir Askeri Casusluk, Atabeyler, Şike, Odatv, Malatya Zirve Yayınevi, Kayseri iftira davalarında yüzlerce Hakim, Cumhuriyet Savcısı, Emniyet mensubu (Polis), TSK yargı ve personeli ile TÜBİTAK bilirkişileri görev almışlardır. Bu davalardan mağdur olanlarla davalar sürecinde hayatını kaybedenlerin yakınlarınca, görevlerini kötüye kullanan kamu personeli hakkında çeşitli cezai ve idari davalar açılmış olup sanıklar hakkında soruşturma ve kovuşturmalar çeşitli kadamelerde halen devam etmektedir.

En son iki savcının yurt dışına kaçmaları, biz KUMPAS mağdurlarında, haklarında soruşturma başlatılan diğer kamu görevlilerin de yurt dışına kaçabileceklerinin endişesini doğurmuştur.

KUMPASDER ailesi olarak haklarında soruşturma ve kovuşturma başlatılan diğer kamu görevlilerinin de yurt dışına firar ederek Türk adaletinden kaçmalarının önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını HSYK; Adalet ve İçişleri Bakanlıklarından talep ediyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Yönetim Kurulu Adına

Hanifi YILDIRIM

KUMPASDER Başkanı

http://www.iha.com.tr/video-zekeriya-oz-ve-celal-kara-boyle-kacti-65052/

‘YAŞ’ KARARLARI HAKKINDA AÇIKLAMA

KumpasDer Başkanı Hanifi YILDIRIM’ın ‘YAŞ’ kararları hakkındaki açıklaması

Yüksek Askeri Şurada terfi eden arkadaşlarımızı KUMPASDER ailesi olarak kutluyoruz. Bizlerin gönlü; hakkı gasp edilmiş tüm arkadaşlarımızın layık oldukları rütbeleri almalarıdır. Ancak, bekledikleri sonucu alamayan arkadaşlarımızın da üzülmemelerini, morallerini bozmamalarını tavsiye ederiz. KUMPASDER ailesi olarak her daim yanınızdayız ve tüm gücümüzle sizleri destekleyeceğiz.
Saygılarımızla
Hanifi YILDIRIM
KUMPASDER GEÇİCİ YÖNETİM KURULU BŞK.

KUMPASDER ANITKABİR ZİYARETİ

 

Vardiya Bizde


Vardiya Bizde paylaşan: vardiyabizde

Oledya Reklam Led Armatür

Sessiz Çığlık – Silivri Sonrası

Anıtkabir Ziyaretimiz

BALYOZ KUMPASI YAŞ’IN GÜNDEMİNDE…

Balyoz Davası’ndan yargılanan ve şu anda görevde olan 46 albayın durumu 3-5 Ağustos’taki YAŞ’ta görüşülecek. Kurmay Albay Yıldırım ‘Endişemiz, haklarının bir kez daha gasp edilmesi’ diye konuştu.

Olcay Kabaktepe / Ankara

Yeniden görülen Balyoz Davası’nda haklarında beraat kararı verilen ve halen görevde olan 46 Kurmay Albay’ın durumu 3-5 Ağustos tarihleri arasında yapılacak olan Yüksek Askeri Şura toplantısında görüşülecek.
Aralarında emekli Orgeneral Çetin Doğan, Korgeneral Engin Alan, emekli Oramiral Özden Örnek, emekli Orgeneral Bilgin Balanlı ve emekli Albay Dursun Çiçek’in de bulunduğu 236 tutuksuz sanığın yeniden yargılandığı davada tüm sanıklar beraat etmişti. Yargılanan muvazzaf subaylar ise kararın ardından görevlerine kaldıkları yerden devam ettiler. Balyoz Davası’ndan yargılanan ve şu anda TSK’da görevine devam eden 46 subay bulunuyor. Bu 46 subayın durumları da 3-5 Ağustos tarihleri arasında yapılacak olan YAŞ’ta görüşülecek.

MAĞDURİYET ÜSTÜNE MAĞDURİYET
Konuyla ilgili olarak Aydınlık’a açıklama yapan KumpasDer geçici yönetim kurulu başkanı emekli Kurmay Albay Hanifi Yıldırım YAŞ’ta öncelikle her kuvvetin kendi içerisinde elemeye tutulduğunu belirterek, “Bu elemeden sonra terfi listesi oluşur. En son aldığımız bilgiye göre Balyoz mağduru 46 arkadaşımızın hiçbirisi bu terfi listesinde yer almıyor. En büyük endişemiz bu arkadaşlarımızın haklarının bir kez daha gasp edilmesi olacaktır. Böyle bir karar çıkarsa mağduriyet üstüne mağduriyet yaşanılır. Silah arkadaşlarımıza bir balyoz daha olabilir. Terfide etkisi olanlar milli orduya kumpas kurulduğunu söylüyor ancak 2. bir Balyoz’u yapmak istiyorlar” ifadelerini kullandı.

ONLARI KİMSE GERİ VEREMEZ
Konuyla ilgili görüştüğümüz bir askeri yetkiliyse şunları söyledi: “Balyoz Davası’nda yargılanan birçok asker cezaevinde emekli edildi. Zaten bu konuda bir tasfiye gerçekleşti.
YAŞ’ta durumu görüşülecek olan Balyoz mağdurlarının tamamını general yapacak değiller. Kamuoyuna mesaj vermek amacıyla 2-3 kişinin rütbesini yükseltebilirler. Korkut Özarslan Balyoz sanığı olmasaydı Kara Kuvvetleri Komutanı ardından da Genelkurmay Başkanı olabilirdi. Cem Aziz Çakmak geleceğin Deniz Kuvvetleri Komutanı olarak görülüyordu.
Kumpastan içeri girip şehit oldu. Cem Aziz Çakmak’ı geri getirebilirler mi? YAŞ’ta da Balyozcuların hakları iade edildi mesajını vermek isteyecekler. Ancak kaybedilenleri, cezaevinde geçen 5 yılı kimse geri veremez.”

GÖZLER TOPLANTIYA ÇEVRİLDİ
Yüksek Askeri Şura’nın (YAŞ) olağan toplantısı, Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında 3-5 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek. Toplantıda terfi sırasında bulunan albay, general ve amirallerin bir üst rütbeye yükseltilmesi, general ve amirallerin görev sürelerinin uzatılması ve emeklilik işlemleri ile disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) ayrılacak personel ve TSK’yı ilgilendiren diğer konular görüşülecek.

CHP’DEN KANUN TEKLİFİ
TSK personelinin terfi sorunları ve hak kayıplarına ilişkin Personel Kanunu’nda değişiklik yapılması için CHP kanun teklifi verdi. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ile Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba tarafından hazırlanarak TBMM Başkanlığı’na sunulan teklifte, Ergenekon davası ile başlayan ve Balyoz, Poyrazköy ve İstanbul ve İzmir Casusluk davalarıyla devam eden süreçte birçok TSK mensubunun ordudan ayrılmak zorunda bırakıldığı, atılma ve terfi alamama gibi durumlar ile karşılaştığı belirtildi.

HAKLARI KORUNMALI
Kanun teklifinin gerekçesinde, yasadışı dinlemelerle ele geçirilmiş telefon kayıtlarının, kamuoyunda aleni yayımlanmasıyla birçok TSK personeli hakkında disiplin veya ceza soruşturması başlatıldığı hatırlatıldı ve “Disiplin veya ceza soruşturmasıyla veyahut bu davalar eliyle tasfiye edilen, emekli edilen, emekli olmak zorunda bırakılan, terfi alamayanların haklarının korunması veya iadesi gerekmektedir. Yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için TSK Kanunu’ndan gerekli düzenlemenin yapılmalıdır” denildi.

Kaynak: http://www.aydinlikgazete.com/politika/balyoz-kumpasi-yasin-gundeminde-h74880.html

Anıtkabir’de Ata’nın Huzuruna Çıktık

Balyoz, Ergenekon, Askeri Casusluk gibi kumpas davalarıyla hayatları kararan kişiler Kumpas Mağdurları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (KumpasDer) isimli bir dernek kurdular. Dernek üyeleri ilk ziyaretini Anıtkabir’e yaptı.

SÜLEYMANİYE’DE BAŞLADI
Kumpaslarla hedef alınan ve çoğunluğu askerlerden oluşan KumpasDer yöneticileri Anıtkabir’e çıktı. Aralarında emekli Hava Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, emekli Tümamiral Erdem Caner Bener, emekli Kurmay Albay Dursun Çiçek, emekli Tuğgeneral Mehmet Eldem, emekli Kurmay Albay Hanifi Yıldırım, emekli Albay Mehmet Cenk Dalkanat, emekli Yarbay Tamer Karslıoğlu ve kumpas şehidi Yarbay Ali Tatar’ın ağabeyi Ahmet Tatar’ın da bulunduğu kumpas mağdurları Atatürk’ün mozolesine çelenk bıraktı.
KumpasDer’in geçici yönetim kurulu başkanı emekli Kurmay Albay Hanifi Yıldırım daha sonra Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı. Yıldırım, 2003’te Süleymaniye’de Türk askerinin kafasına çuval geçirilmesiyle birlikte düğmeye basıldığını belirterek, “Ergenekon, Balyoz, OdaTv, Poyrazköy, Amirallere Suikast, Şike, Zirve Yayınevi gibi davalarla kumpas zirveye ulaşmıştır.
17/25 Aralık sonrasında milli orduya kumpas kurulduğunu itiraf etmişlerdir.
Bugün duyduğumuz şehit haberlerinin, vatan evlatlarının oluk oluk akan kanlarında, paralel yapının milli orduya kurduğu kumpas davalarının büyük etkisi vardır. Biz tüm kumpas mağdurlarının hukuki mücadelesinde onlara destek vereceğiz” dedi.

Olcay Kabaktepe / Aydınlık
http://www.aydinlikgazete.com/turkiye/kumpasderin-ilk-ziyareti-anitkabire-h74826.html

Load more