Sn. Ahmet Yavuz’un MedyascopeTV’de Ekrem Ertuğrul’un Tahliyesi İle İlgili Değerlendirmeleri

KAMUOYUNA

Kamuoyuna

Türk Ordusuna kurulan kumpasın adı olan Balyoz Davası, 9 Ekim 2013 tarihinde FETÖ tarafından önceden dizayn edilen Yargıtay 9. Ceza Dairesince onanmış, böylece TSK ve yüzlerce vatansever subay için tabuta son çivi de çakılmıştı.

Vatansever subayların tasfiyesinin tescili anlamına gelen bu kararla, 15 Temmuz kanlı kalkışmasına ve 250 yurttaşımızın şehadetine giden yol sonuna kadar açılmış oldu.

Oy birliği ile bu karara imza atan Yargıtay 9. Daire heyetinin başkanı Ekrem Ertuğrul, “yargılandığı” yine Yargıtay 9. Daire heyetinin kararı ile serbest bırakıldı.

15 Temmuz sonrasında yakalanan İbrahim Okur, Kerim Tosun, Süleyman Pehlivan, Turgut Emiroğlu gibi yüksek yargı içinde yuvalanan birçok FETÖ üyesi ve destekçisinin davalarına da bakan 9. Dairenin,  benzer kararlarının sürpriz sayılmaması gerektiği anlaşılıyor.

Zira bütün itirazlarımıza rağmen bu hakim ve savcılar kurdukları kumpaslardan, işledikleri fahiş hukuk ihlallerinden dolayı değil, sadece örgüt üyeliğinden düzenlenen fezleke ve iddianamelerle yargılanıyorlar. Bu iddianamelerin, ilgili mahkemece uygun görülüp kabul edildiğinin altını çizmek zorundayız.

Bu sözde hakimler ve savcılar, sadece sanıklara karşı değil, Türkiye’de hukuka olan güvene ve yüksek yargının güvenilirliğine karşı suç işlemişlerdir.

Mevcut tablo karşısında, bu zayıf iddianamelerle, baştan reddedilen müşteki ve katılma talepleri ile adeta “tek kale” yapılan yargılamaların, adaletin tecellisine hizmet edemeyeceğine inanıyoruz.

Bu yargılamaların gelecekte yargı erkinin kötüye kullanılması teşebbüslerine karşı caydırıcı olması ve sonucunda “adalet yerini buldu” denmesi mümkün görülmemektedir

Bu şekilde sürdürülen yargılamaların, içerde dışarda FETÖ artıklarına moral kazandırdığını ve FETÖ ile mücadeleye hizmet etmediğini hatırlatıyor;

Hukuk ve Adalet gerçek anlamda yerini buluncaya kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğimizi bütün şehitlerimizin manevi huzurunda bir kez daha tekrarlıyoruz.

Saygılarımızla,

KUMPASDER

Kamuoyuna Duyuru

Kamuoyuna,
Kimilerinin, şeytana “muhterem hoca efendi” diye övgü dizdiği günlerde, ona Feto dedik.
Bu örgütün ülke için, devlet için çok büyük tehlike olduğunu, devletin işgal edildiğini söyledik.
Karşılığında Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, Askeri Casusluk kumpaslarına maruz kaldık. Şehitler verdik, yılmadık kumpasın anlaşılmasını sağladık. Bütün enerjimizi FETÖ hainlerin tezgâhlarının deşifre edilmesine harcadık. Yaklaşan darbe tehdidini önceden görüp devleti ve kamuoyunu uyardık.
Türk tarihinde eşi olmayan kanlı 15 Temmuz gecesi kışlalarda hainlerin oyununu bozduk.
Hukukun, adaletin yolunda ve hayatın her alanında FETÖ cü vatan hainleri mücadeleyi sürdürmeye kararlıyız.
Bütün şehitlerimizi saygıyla, rahmetle anıyoruz.
KUMPASDER

CUMHURBAŞKANI ADAYLARINA VE PARTİLERE SORUYORUZ: “FETÖ İLE NASIL MÜCADELE EDECEKSİNİZ”

Continue reading

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Bu gün, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü.
Bu gün, kadınların dünyayı yerinden oynatacak bir güce ve yüreğe sahip olduklarının ispat edildiği gündür.
Kadınlara karşı saygının, minnetin günüdür.
Onlara karşı yaptığımız haksızlıkları kabul etme ve borcumuzun tam anlamıyla ödenmesinin imkânsız olduğunu anlama günüdür.
Bu gün, Kumpasder üyeleri olarak, özellikle “Vardiya Kadınları”na olan gönül borcumuzun bir kez daha hatırlanma günüdür.
Bir kez daha onların fırtınalı günlerde dümen başına geçmelerini saygıyla selamlama günüdür.
Onlar, 2011 başlarında bizlere, sadece eş değil, aynı zamanda aslan yürekli birer yoldaş olduklarını da hatırlattılar.
Hiç unutmamak ama tekrar yaşamak zorunda kalmamak dileğiyle.

KAMUOYUNA

Hukuki süreçleri halen devam eden davalar konusunda son iki gündür Sayın Başbakan Binali Yıldırım’ın açıklamalarını endişe ve üzüntüyle takip ediyoruz.

Bir FETÖ kumpası olduğu artık yalın bir gerçek olarak ortaya çıkmış bulunan Ergenekon Balyoz davaları ile ilgili süreç Yargıtay ve yerel mahkemelerde devam etmektedir. Balyoz davası sanıklarının çok büyük çoğunluğu beraat etmiş sadece 7 sanıkla ilgili dosya manidar şekilde 3 yıldır Yargıtay’da bekletilmektedir. Ergenekon davasında ise dava gerekçeleri Yargıtay’ca tamamen ortadan kaldırılmış ve dosya yerel mahkemeye gönderilmiştir.

Bu davalar doğrudan Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve TSK’yı hedef almış, yüzlerce yurtsever subay TSK’dan tasfiye edilmiş ve yerlerine FETÖ militanları yerleştirilmiştir. Bu değişim ülkemizin 15 Temmuz’da cehennemi yaşaması ile sonuçlanmıştır.

Öte yandan Türkiye Cumhuriyeti’nin sivil asker bürokrasisinin tamamının imzası ile yürürlüğe girmiş olan kararlar süreci, sonradan darbe olarak değerlendirilmiş ve FETÖ üyesi tutuklu savcı Mustafa Bilgili’nin hazırladığı iddianame ile dava konusu yapılmıştır. Esasen yine bir FETÖ projesi olduğu anlaşılan 28 Şubat Davası da halen devam etmektedir.

Hal böyle iken, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının “En ağır cezaları alacaklar” diyerek devam eden yargısal sürece doğrudan müdahale sayılabilecek konuşmalarını, niyet ne olursa olsun kabul edilemez bulmaktayız.

Bu tür söylem ve davranışların adil yargıya müdahale ve masumiyet karinesinin ihlali olduğu kanaatindeyiz.

Saygılarımızla,

KUMPASDER

Müyesser Yıldız’ın Acı Kaybı

 

 

Sevgili Müyesser Yıldız kardeşimizin annesi bugün Hakk’a yürümüştür. Acılarını paylaşıyor ve kendisine başsağlığı diliyoruz.

 Kumpasder YK

11 Şubat 2018. BALYOZ Tutuklamalarının 7. Yılı.

11 Şubat 2018
​8 yıl önce başlayan soruşturması ve tam yedi yıl önce bugün Türk Ordusu’nun belinin kırıldığı anları hatırlatmamız gerektiğini düşünüyoruz.
​20 Ocak 2010 tarihinde şimdilerde ortalarda bulunmayan bir gazete olan TARAF’ta sahte Balyoz Belgeleri çarşaf çarşaf yayınlanmaya başlamış, 22 Şubat 2010 tarihinde henüz soruşturma aşamasında iken aralarında general, amirallerin de bulunduğu muvazzaf, emekli subay ve astsubayların tutuklanmaları ile Türk Silahlı Kuvvetlerine ilk FETÖ darbesi vurulmuştur.
​23 Temmuz 2010 tarihine kadar devam eden soruşturma aşaması bu tarihte hazırlanan iddianame ile kovuşturma aşamasına geçmiş, ülkemiz tarihinde yine bir ilk yaşanarak emekli ve görevde olan toplam 102 subay hakkında yakalama kararı çıkarılmıştır. YAŞ toplantısında terfilerin engellenmesinden sonra, 11 Ağustos 2010 günü kaldırılan bu karar ile kovuşturma aşamasına geçilmiştir.
​16 Aralık 2010 tarihine gelindiğinde ilk duruşmalar başlamış, öncesinde, kurulan kumpasın devamı niteliğinde olan Gölcük’te bulunan Donanma Komutanlığı Karargahı’nda 06 Aralık 2010 tarihinde arama yapılmış, verilecek kararın kilometre taşları özenle döşenmiştir.
​11 Şubat 2011 Cuma günü saatler 21:00’ı gösterdiğinde Feto Terör Örgütü’nden gücünü alan tetikçi savcı ve hâkimlerce 196 sanıklı Balyoz Davasının ilk ara kararı okunmuştur.
​Bu ara karar oluşturulurken mütalaada bulunan Savcı Savaş KIRBAŞ, Mahkeme Başkanı Hâkim Ömer DİKEN, üye hâkimler Ali Efendi PEKSAK ile Murat ÜRÜNDÜ’den oluşan heyet Feto Terör Örgüt’ünden aldıkları talimatı hayata geçirmiştir.
​Hatalı hazırlanan iddianameden kaynaklanan nedenler ile sanık sayısı 194’e düşmüştür. Yargılamanın henüz başında iken karşılarında oturan ülkesine ve devletine bağlı askeri personelden 163’ü hakkında TUTUKLAMA KARARI verilmiştir.
​Bundan tam 7 yıl önce 11 Şubat 2011 akşamı, 15 Temmuz 2016 günü aynı saatlerde başlayacak trajedinin ve ihanetin temeli aslında bu mahkeme kararı ile atılmıştır. Burada bir parantez açmamız gerekmektedir. FETÖ mensuplarınca hunharca öldürülen ve Şehit olan ülkemizin güzide insanlarına Allahtan Rahmet, yaralanan ve Gazi olanlara minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.
​FETÖ’nün hakkımızda verdiği kararlar ile Balyoz davası sürecinde ve sonrasında aramızdan ayrılarak şehadet mertebesine erişen; Ali Tarık AKÇA, Murat ÖZENALP, Cem ÇAKMAK, Halil YILDIZ ve Yunus Nadi ERKUT’a da Allahtan Rahmet diliyoruz.
​ABD ve ülkemizdeki işbirlikçilerinin desteğini alan FETÖ; 163 TSK mensubunu tek bir ara karar ile kodese tıkınca elindeki gücünün nelere kadir olduğunu görmüş, işi abartmalarında bir sorun olmayacağını anlamıştır. Ardı ardına gelen iddianameler ile Balyoz Davasında sanık sayısı 365’e ulaşmıştır. 21 Eylül 2012 gününe geldiğimizde ise tutuklu sayısı 250’e ulaşmıştır. O gün aynı heyet hükümle birlikte 75 kişi hakkında da tutuklama ve yakalama kararı vererek görevini tamamlamıştır. Böylece 365 sanığın 325’i hakkında sahte deliller ile 16 ila 20 yıl arasında değişen hüküm vererek örgütüne ve o gün beraber yürüdüklerine karşı borcunu eda etmiştir.
​Davada yargılanan 365 kişi arasında asker kökenli olmayan 2 kişi vardır. Bunlardan biri savunma sanayiinin önemli isimlerinden Ömer Faruk Ağa YARMAN, diğeri ise sivil memur Güllü SALKAYA’dır.
​YEDİ YIL sonra bugüne geldiğimizde ise; o günün akşamında yaşananların karşılığı veya bedeli ülkemizce 15 Temmuz 2016’da çok ağır ödenmiştir.
​Bizler o gün verilen bu karara Harbiye Marşını okuyarak karşılık vermiştik. Emekliye sevk edilmeyen silah ve dava arkadaşlarımız dün Fırat Kalkan’ın da, bugün de Afrin de, havada, karada ve dünya denizlerinde görevlerinin başındalar. Ülkemizin bekası, Yüce Türk Milletinin çıkarlarının savunulması için canlarını vermeye, kanlarını ve terlerini akıtmaya devam ediyorlar.
​O gün bize cezaevlerini reva görenler, FETÖ’nün talimatlarını yerine getirenler ise; bizlerin masumiyetimizin gücü ile dimdik girdiğimiz, yine aynı şekilde çıktığımız koğuşlarda yatmakta, yalan ve takiyelerine devam etmekteler.
KISSADAN HİSSE

Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey!
​​Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
​​“Tarih” i “tekerrür” diye tarif ediyorlar;
​​Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

​​​​​​​​Mehmet Akif Ersoy
Kamuoyunun dikkatine saygı ile sunulur…

Video için tıklayın.

Derneğimizin Ziyaretçileri

Bugün, dernek merkezimizde ziyaretçilerimiz vardi. Çok faydalı bir sohbet oldu, gelen üyelerimize teşekkür ederiz. Bundan sonraki toplantılarımızda daha çok sayıda üyemizi aramızda görmek ve çok değerli görüş, değerlendirme ve önerilerini alabilmek dileğiyle…

Başsağlığı

Şehit Yarbayımız Ali Tatar’ın annesi Satı Tatar hakkın rahmetine ve oğlu Ali’sine kavuştu. Allah rahmet eylesin. Kederli ailesine başsağlığı diliyoruz.

Adalet Şehidimiz Ali Tatar’ı Rahmetle Anıyoruz

Kumpas Şehitlerimizden Yarbay Ali Tatar’ı, Hakka yürüyüşünün 7. yılında saygı ve özlemle anıyoruz.

Anma: 18.12.2016 Pazar günü Saat 13:00 de Karşıyaka mezarlığındaki kabrinde (D16 Parsel-1516)

 

.

KAMUOYUNA DUYURU

                                                                                

KAMUOYUNA DUYURUDUR…

Kumpas davalarla kurulan kumpaslar sonucu TSK’dan pek çok general/amiral/subay/astsubay tasfiye edilmiş, bunların yerine 15 Temmuz günü FETÖ’cü olduğu anlaşılanların atandığı görülmüştür.

Bir başka yaklaşımla, şayet Ergenekon/Balyoz/Askeri Casusluk/Poyrazköy davaları olmasaydı, FETÖ’cü kalkışmayı gerçekleştiren şebekenin üyelerinin bulundukları makamlara gelemeyecekleri ve 15 Temmuz kalkışmasını gerçekleştiremeyecekleri çok açıktır.

Hal böyleyken; son zamanlarda özellikle Hükümet çevrelerinden hatta bizzat Başbakan’ın ağzından “Ergenekon ve Balyoz sapına kadar gerçekti, FETÖ’cüler sulandırdı.” gibi gerçek dışı ifadeler, yıllarca bu iftira nedeniyle haksızca hapsedilen, meslekleri ve gelecekleri elinden alınan, aile fertleri ve arkadaşlarını da bu dava sürecinde kaybeden isimli davaların mağdurları olan bizleri derin üzüntüye sevk etmiş, dolayısıyla aşağıdaki açıklamanın yapılmasını zorunlu kılmıştır.

Bu kapsamda bazı gerçekleri hatırlatmakta yarar olacağı düşüncesindeyiz;

  1. Söz konusu davalar FETÖ’cü hainlerce başlatılmış ve o zamanki siyasi iktidarın desteği de sağlanarak aleyhimize oluşturulan kamuoyu ile yürütülmüştür. Sonuçta zamanın FETÖ’cü ilk derece mahkemesince verilen hüküm ve Yargıtay’daki FETÖ’cülerce (Hem birinci derece mahkemelerin savcı ve hâkimleri hem Yargıtay’daki ilgili başkan ve üyeleri şu anda tutukludur.) onanan kararlarla pek çok TSK mensubu hukuksuzca cezalandırılarak tasfiye edilmiştir. Sonrasında AYM’nin adil yargılamanın ihlali ile kararı bozması sonucu yeniden yargılanarak tamamının beraatı gerçekleşmiştir.(Sadece 7 dava arkadaşımızın beraat kararı, ilgili savcılığın itirazı üzerine temyize gitmiştir. Onların da sonuçta beraat edeceklerine en ufak şüphemiz yoktur)
  2. Balyoz, Poyrazköy ve Askeri Casusluk Davalarında beraat kararını veren mahkemeler, davaların sahte dijital verilere dayandırıldığını, bilirkişi raporları ile ortaya koymuştur.
  3. Bu kararlarla, kamuoyu, söz konusu davaların kumpas olduğunu görmüş ve bunun yanında kumpaslarla önü açılan FETÖ’cü hainlerin 15 Temmuz günü yaptıkları katliama da müteakiben şahit olmuştur. Böylece bir kez daha kumpas davalarında yargılanıp tasfiye edilenlerin haklılığı ortaya çıkmıştır.
  4. Bazı ezberlerle “Balyoz ve Ergenekon vardır.” demek öncelikle Yargıtay’ca pek çok gerekçe ile bozulan Ergenekon Davası ile Balyoz’dan yedi kişinin Yargıtay’da görülecek davalarını etkilemektir. Bu durum hem masumiyet karinesini hem de adil yargılanma hakkını ihlal etmektedir.
  5. Bu tür söylemlerle kamuoyu meşgul edilirken, bir kısım Balyoz mağdurunun 15 Temmuz ile ilgili TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonunda ifade verdiği ayrıca göz ardı edilmektedir. Hâlbuki özellikle Balyoz kumpasının bizzat bu tür bir komisyon marifetiyle araştırılması için geçmiş yıllarda bizzat mağdurlar sanık durumundayken, iki kez dilekçe ile Meclis başkanlığına başvurmuşlardır. Ancak o zaman hiçbir işlem yapılmamıştır.
  6. Bu davalarda “Gerçek payı var.” demek, ne yazık ki Cumhuriyet Savcılıklarımızca hazırlanan FETÖ/PYD iddianamelerinde yer alan ve terör örgütü mensuplarının suçlanmalarına gerekçe yapılan Balyoz, Ergenekon ve Askeri Casusluk gibi davaların kumpas olduğuna ilişkin gerçekleri de yok saymak demektir.
  7. Hataları kabul ederek onarmaya çalışmak kişileri ve kurumları yüceltir. Hatalara devam etmek ise bir o kadar zarar verir. Hatalarda ısrar, Emperyalist saldırı altındaki ülkemizde şu anda en fazla olması gereken birlik ve beraberliği bozmaktadır.
  8. Şunu ifade etmek isteriz ki isimli davalarla ilgili kamuoyunda algı yaratmaya dönük siyasi söylemler yerine eğer somut bir delil varsa bunun yargıya sunulması gerekmektedir. Yoksa bu tür söylemler, bu dava da yıllarca iftira ile karşı karşıya kalan mağdurlara yeniden iftira atmak, davası devam edenlerinde adil yargılanma haklarını ellerinden almak demektir.
  9. Son olarak, kamuoyunun bilmesini isteriz ki, biz kumpas mağdurları, birlik ve beraberliğin bozulmaması için “sapına ve gövdesine kadar” doğru olan her gerçeği dile getirdik ayrıca FETÖ ile mücadele de tavizsiz tutumumuz kamuoyunun bütün kesimlerince bilinmektedir.
  10. Şayet Başbakan ve diğer Hükümet yetkilileri sona ermiş bu davalarla ilgili yeni bilgi ve belgelere sahiplerse derhal yargı mercilerine başvurmaları gerekmektedir. Eğer böyle bir şey yok ise bu tür söylemler sadece FETÖ ve gerisindeki emperyalist güçlerin işlerini kolaylaştırmaktadır.

Saygıyla duyurulur. 25 Ekim 2016

 

Kumpas Mağdurları Derneği (KUMPAS DER)

Tüm Davalarda Yargılanan İsimler

Ergenekon, Balyoz, İstanbul Askeri Casusluk, İzmir Askeri Casusluk, Atabeyler, Malatya Zirve, 28 Şubat, ÇYDD, İnternet Andıcı, Poyrazköy, Kafes, Amirallere Suikast, Erzincan Ergenekon, Hakkari-Şemdinli, Odatv adlı Kumpas davalarında yargılananlar kişileri ve yargılandıkları davaları Pdf formatında okumak için BURAYI tıklayınız.

DAVALARA GÖRE İSİM LİSTELERİ AŞAĞIDA SIRALANMIŞTIR.

Pdf formatında okuyabilirsiniz.

 

28 ŞUBAT DAVASI

AMİRALLERE SUİKAST DAVASI

ATABEYLER DAVASI

BALYOZ DAVASI – 1

BALYOZ DAVASI – 2

BALYOZ DAVASI – 3

ÇYDD DAVASI

ERGENEKON DAVASI – 1

ERGENEKON DAVASI – 2

ERGENEKON DAVASI – 3

ERZİNCAN ERGENEKON DAVASI

İNTERNET ANDICI DAVASI

İSTANBUL ASKERİ CASUSLUK DAVASI

İZMİR ASKERİ CASUSLUK DAVASI

KAFES EYLEM PLANI DAVASI

ODATV DAVASI

POYRAZKÖY DAVASI – 1

POYRAZKÖY DAVASI – 2

HAKKARİ-ŞEMDİNLİ DAVASI

ZİRVE YAYINEVİ DAVASI

 

Gündeme Dair Açıklama

15 Temmuz 2016 da TSK tarihinin en karanlık hadisesi ile ilgili düşüncelerimi paylaşmak için toz bulutunun kısmen dağılmasını bekledim.

Öncelikle eli kanlı darbeci çete mensubu asker görünümlü hainlerin katliamına maruz kalan aziz şehitlerimize Tanrıdan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyor ve darbeye direnen halkımıza ve güvenlik kuvvetlerimize sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

Aziz milletimizin bağrından gelen milli ordumuzda yuvalanan bir grup idrak yoksunu FETÖ/PDY mensubu eli kanlı katil çete mensubu hainler tarafından anayasal düzenin değiştirilmesine yönelik olarak ülkemizi savunmak üzere kendilerine emanet edilen silah ve teçhizatla halkımızın katledilmesi ve TBMM’nin bombalanması Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yaşanan en büyük felakettir.

Her türlü darbeyi, hukuk dışı oluşumlar ile milletine ateş açan ve TBMM’yi bombalayan eli kanlı tüm darbecileri, suç ortaklarını ve işbirlikçilerini şiddetle lanetliyorum.

Eli kanlı çete mensubu, üniformalı, militanlaşmış meslektaş kisvesindeki hainler ile suç ortakları ve işbirlikçilerinin suç ve eylemleri dolayısıyla adil ve hukuki şekilde yargılanması gerektiğine inanıyorum.

Halkın bağrından gelen Türk ordusunun yedeği yoktur. Türk ordusu hepimizindir. En kısa zamanda ordumuzun maruz kaldığı travmadan kurtarılarak mayasında bulunan ilke ve değerlere uygun olarak tekrar milletimizin güven ve takdirine kavuşması en büyük dileğimdir. Gün ayrışma değil, birlik olma ve dayanışma zamanıdır.

DKK ve TSK’ nın layık olduğu itibar ve güce ulaşması için gönüllü olarak her türlü katkıyı yapmaya hazır olduğumun bilinmesini de ayrıca istiyorum.

Pruvanız nete, denizleriniz sakin olsun.

E. Caner Bener

Darbe Girişimine Karşıyız

BÜTÜN DARBE GİRİŞİMLERİNE KARŞIYIZ. FETULLAHÇI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ÜLKEYİ ELE GEÇİRME ÇABALARINA SONUNA KADAR DİRENECEĞİZ. HERKESİ BU ALÇAKÇA DARBE GİRİŞİMİNE KARŞI KOYMAYA DAVET EDİYORUZ. ASLA BOYUN EĞMEYECEĞİZ, SONUNA KADAR DİRENECEĞİZ VE MÜCADELE EDECEĞİZ.
BİZ BURADAYIZ.
KUMPASDER

Üyelerimize Duyuru

Tüm üyelerimizin dikkatine,

Genel Kurul kararıyla 2016 yılı üyelik aidatı 50 TL olarak belirlenmiştir.
Gerekli özenin gösterilmesi rica olunur.

KumpasDer Yönetim Kurulu

Adalet Günü

Türk hukuk tarihinin en karanlık döneminde başta Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları olmak üzere, ülkemizin siyaset adamlarına, aydınlarına, gazetecilerine, sanatçılarına karşı kurgulanan Kumpas Davaları, Anayasa Mahkemesinin verdiği ihlal kararları ile tarihin çöplüğüne gömülmüştür. Ancak Kumpas Davalarına sebep olanların yargılanmaması, ortaya çıkarılmaması ve devletin önemli kademelerinde görev yapmaya devam etmeleri nedeniyle kamu vicdanı rahatsızdır. Bu nedenle 18 Haziran 2016 Cumartesi günü saat 13.00 da ”ADALET GÜNÜ” adı altında Anayasa Mahkemesi önünde toplantı ve basın açıklaması yapılacaktır. Toplantı ve basın açıklamasına tüm arkadaşlarımız ve vatandaşlarımız davetlidir. Saygılarımızla

E. Albay Yunus Nadi Erkut’u Ebediyete Uğurladık

Cumhuriyet’imize ve Ordumuza karşı kurulan Balyoz kumpasında özgürlüğü gasp edilen E. Albay Yunus Nadi Erkut kardeşimizi kaybettik. Ruhu şad olsun.
Ailesinin, dostlarının ve Türk Ulusunun başı sağolsun
KUMPASDER

E. Albay Yunus Nadi Erkut

Basın Açıklaması

.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük kumpas davalarından biri olan Ergenekon davası, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin ders niteliğindeki kararıyla bozuldu. Bugün, son 15 yıla damgasını vuran bir kumpas davası daha çökmüştür. Bu süreçte hayatını kaybeden  ve isimlerini tarihe “Adalet Şehidi” sıfatıyla yazdıran arkadaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyoruz. Kumpasçıların adalet önünde hesap verecekleri güne kadar verdiğimiz mücadele devam edecektir.
Tüm arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileriz.

     KumpasDer Yönetim Kurulu

5 Nisan Avukatlar Gününü Kutlarız

Birey hak ve özgürlüklerinin savunulmasında, hakların korunmasında, hukukun üstünlüğünün varolmasında yılmadan çaba gösteren; demokratik, laik, sosyal ve hukuk devletinin devamının güvencesi olan ve Kumpas Davaları sürecinde cesur ve ilkeli duruşlarıyla “Hak ve Hukukun” koruyucusu olan değerli dava arkadaşlarımızın 5 Nisan Avukatlar Gününü kutlar, en derin saygılarımızı sunarız.
KumpasDer Yönetim Kurulu

Load more