Bu haftaki söyleşi konumuz İstanbul Casusluk Kumpası’nı Sayın Seyfettin Alevcan sunacak. Bütün dostlarımızı 12.01.2018 cumartesi Saat: 13:00 de TESUD Gen. Mrk. ne bekliyoruz.

Kumpas Davalarda Bu Hafta Poyrazköy Kumpası Var

FETÖ Kumpaslarında Bu Hafta Zirve Davası Var

 

Kumpasder Söyleşilerinde Bu Hafta

FETÖ Kumpası Söyleşileri Devam Ediyor

FETÖ KUMPAS DAVALARI SÖYLEŞİLERİ BAŞLIYOR

Kamuoyuna

Balyoz Davasının duruşma savcısı FETÖ tetikçisi Savaş Kırbaş’ı yargılayan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı”FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 10 yıl hapis cezasına çarptırırken; “Anayasayı ihlal” ve “TBMM’yi ve hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlarından ise beraatına karar vermiştir.

Mahkeme vermiş olduğu 12 yıl cezayı, sanığın GEÇMİŞİ ve duruşmalardaki iyi halini gözeterek 10 yıla indirmiştir.

Bu karar kamuoyunun ve FETÖ nün kumpaslarına maruz kalanların vicdanlarını tatmin etmekten uzaktır. FETÖ mensubu Savaş Kırbaş Türk Ordusuna kurulan büyük kumpasın, Balyoz Davasının duruşma savcısıdır. Görevli olduğu sürece sanıkları, sanık yakınlarını ve savunmanları tahrik etmek, onların morallerini ve motivasyonlarını bozmak için makamına yakışmayan her türlü çirkinliği yapmaktan çekinmemiş bir örgüt elemanıdır.

Görevdeyken ve daha sonra, hakkında defalarca yapılan suç duyuruları sonuçsuz kalmış, 15 Temmuz kanlı kalkışmasına kadar hiçbir şey yapılmamıştır. 15 Temmuz sonrasında tutuklanan Savaş Kırbaş kabul edilen az sayıda müştekilerin bütün çabalarına karşın sadece FETÖ örgütüne üye olmak suçlaması ile hazırlanan iddianame ile yargılanmıştır.

Savaş Kırbaş, kamuoyuna yansıdığının aksine, ne Balyoz davasındaki rolü ve eylemlerinden, ne de diğer davalardaki uygulamalarından yargılanmamıştır. FETÖ nün yargıdakiöteki mensupları Ömer Diken, Süleyman Pehlivan, Ekrem Ertuğrul ve diğer birçok savcı ve hâkim gibi sadece örgüt üyeliğinden yargılanmıştır.

Peki, bu hainler FETÖ mensubu olarak hangi kumpasların içinde yer almış ve kimlerin canını yakmış, kimleri özgürlüklerinden alıkoymuşlardır? Bu ortaya çıkmadan gerçek bir yargılama yapılmış, adalet yerini bulmuş sayılabilir mi?

Oysa yargı içinde yuvalanmış olan FETÖ haini sözde savcı ve hâkimlerin 15 Temmuz kanlı darbe girişimine zemin hazırlamaktan; dolayısıyla vatana ihanetten yargılanmaları gerekiyor.

Bu hâkim ve savcıların rol aldıkları Kumpas davalarla Türk Ordusunun kritik noktalarında bulunan askerleri tasfiye edilipyerlerine FETÖ cülerin gelmesi sağlanmış ve 15 Temmuza giden yol ardına kadar açılmıştır.

Bu konuda yaptığımız hukuki girişimler maalesef engelleniyor. Devletin varlık temeli olan hukuk kurumuna saygıyı ve güveni yok eden bu hainlerin korunduğuna ihtimal vermek istemiyoruz. Savcı, hâkim kılığındaki bu şahısların, suç aleti olarak hukuku kullandıklarını hiç kimse gözardı etmemelidir.

Bu yapılanın FETÖ ile mücadeleye hizmet etmediği açıktır.Bu nedenle bütün sorumluluk sahiplerini bir kez daha uyarmayı görev kabul ediyoruz.

Yapılan yargılama ve verilen bu hükümlerle FETÖ cü hainler,işledikleri suçların hesabını vermeden, çok kısa süre içinde serbest kalacaklar ve adalet bir kez daha yerini bulmamış olacaktır.

Bu hainlerin gerçek suçlarından yargılanmalarını ve hak ettikleri cezalara çarptırılmalarını bekliyoruz. Bunun Türk Yargısı için de, bir arınma ve tekrar güven tazeleme sınavı olduğunun altını çiziyoruz.

Saygılarımızla,

K U M P A S D E R

TBMM’DE BASIN TOPLANTISI

Bu gün TBMM ‘de İzmir Milletvekili Sayın Mehmet Ali Çelebi ile birlikte basın toplantısı yaptık.
Kumpas Davalardaki yaşanan aksaklıkları ve FETÖ ile mücadele konusundaki kötü gidişle ilgili düşüncelerimizi kamuoyu ile paylaştık.
“Yargıda yaşanan bu gidiş değişmediği sürece FETÖ ile mücadelede yol almanın çok zor olduğunu düşünüyor ve bir an önce bu gidişatın değişmesini bekliyoruz.” Continue reading

21 Eylül 2018 Balyoz Davası Kararının 6. Yıl Dönümü

21 Eylül 2012 Cuma Günü İstanbul Özel Yetkili 10. Ağır Ceza Mahkemesinin Balyoz Davasında Kararını açıkladığı tarihtir.

Suçsuz olduklarını bildikleri 325 masum kişiyi betona gömme kararını bu tarihte talep eden savcılar ve kararı veren mahkeme heyeti içinse 21 Eylül 2018 Cuma Günü İlahi Adaletin Tecelli ettiği tarihtir.

Bugün davanın Savcısı Savaş Kırbaş tutuklu olarak İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde sabah saat 10:00 da yapılacak duruşma ile masum insanlara yaşattıklarının bedelini ödemek için hesap verecek.

O dönemde hem yerel mahkeme de hem de Yargıtay da onama talep eden savcıları,

Karara vicdanının sesini değil üyesi olduğu örgütün abilerinin sesini dinleyerek imza atan hem yerel mahkemenin hakimleri hem de bu haksız ve hukuksuz kararı onayan Yargıtay hakimler için;

İlahi Adaletin Tecellisi Gerçekleşecek diye umut, özlem ve merakla sonucu beklemekteyiz.

BAŞSAĞLIĞI

Yönetim Kurulu Başkanımız Ahmet Tatar’ın kayınvalidesi Tamam Tatar 28 Ağustos 2018 Salı günü vefat etmiştir.  Cenazesi, 29 Ağustos 2018 Çarşamba günü Saat 11:30’da Ankara Yenimahalle’de bulunan Serçeşme Cemevi’ndeki cenaze erkanını müteakip Karşıyaka Mezarlığı’nda defnedilecektir.

Merhumeye tanrıdan rahmet, Ahmet Tatar başta olmak üzere sevenlerine sabır, sağlık ve başsağlığı dileriz.

Yönetim Kurulu

BAŞSAĞLIĞI

Üyemiz Mustafa Önsel’in annesi Emriye teyzemiz, 28 Ağustos 2018 Salı günü vefat etmiştir.
Cenazesi, 29 Ağustos 2018 Çarşamba günü Trabzon’un Beşikdüzü ilçesine bağlı Vardallı Köyü’nde ikindi namazını müteakip defnedilecektir.
Merhumeye tanrıdan rahmet, Mustafa Önsel başta olmak üzere sevenlerine sabır, sağlık ve başsağlığı dileriz.

Yönetim Kurulu

Sn. Ahmet Yavuz’un MedyascopeTV’de Ekrem Ertuğrul’un Tahliyesi İle İlgili Değerlendirmeleri

KAMUOYUNA

Kamuoyuna

Türk Ordusuna kurulan kumpasın adı olan Balyoz Davası, 9 Ekim 2013 tarihinde FETÖ tarafından önceden dizayn edilen Yargıtay 9. Ceza Dairesince onanmış, böylece TSK ve yüzlerce vatansever subay için tabuta son çivi de çakılmıştı.

Vatansever subayların tasfiyesinin tescili anlamına gelen bu kararla, 15 Temmuz kanlı kalkışmasına ve 250 yurttaşımızın şehadetine giden yol sonuna kadar açılmış oldu.

Oy birliği ile bu karara imza atan Yargıtay 9. Daire heyetinin başkanı Ekrem Ertuğrul, “yargılandığı” yine Yargıtay 9. Daire heyetinin kararı ile serbest bırakıldı.

15 Temmuz sonrasında yakalanan İbrahim Okur, Kerim Tosun, Süleyman Pehlivan, Turgut Emiroğlu gibi yüksek yargı içinde yuvalanan birçok FETÖ üyesi ve destekçisinin davalarına da bakan 9. Dairenin,  benzer kararlarının sürpriz sayılmaması gerektiği anlaşılıyor.

Zira bütün itirazlarımıza rağmen bu hakim ve savcılar kurdukları kumpaslardan, işledikleri fahiş hukuk ihlallerinden dolayı değil, sadece örgüt üyeliğinden düzenlenen fezleke ve iddianamelerle yargılanıyorlar. Bu iddianamelerin, ilgili mahkemece uygun görülüp kabul edildiğinin altını çizmek zorundayız.

Bu sözde hakimler ve savcılar, sadece sanıklara karşı değil, Türkiye’de hukuka olan güvene ve yüksek yargının güvenilirliğine karşı suç işlemişlerdir.

Mevcut tablo karşısında, bu zayıf iddianamelerle, baştan reddedilen müşteki ve katılma talepleri ile adeta “tek kale” yapılan yargılamaların, adaletin tecellisine hizmet edemeyeceğine inanıyoruz.

Bu yargılamaların gelecekte yargı erkinin kötüye kullanılması teşebbüslerine karşı caydırıcı olması ve sonucunda “adalet yerini buldu” denmesi mümkün görülmemektedir

Bu şekilde sürdürülen yargılamaların, içerde dışarda FETÖ artıklarına moral kazandırdığını ve FETÖ ile mücadeleye hizmet etmediğini hatırlatıyor;

Hukuk ve Adalet gerçek anlamda yerini buluncaya kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğimizi bütün şehitlerimizin manevi huzurunda bir kez daha tekrarlıyoruz.

Saygılarımızla,

KUMPASDER

Kamuoyuna Duyuru

Kamuoyuna,
Kimilerinin, şeytana “muhterem hoca efendi” diye övgü dizdiği günlerde, ona Feto dedik.
Bu örgütün ülke için, devlet için çok büyük tehlike olduğunu, devletin işgal edildiğini söyledik.
Karşılığında Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, Askeri Casusluk kumpaslarına maruz kaldık. Şehitler verdik, yılmadık kumpasın anlaşılmasını sağladık. Bütün enerjimizi FETÖ hainlerin tezgâhlarının deşifre edilmesine harcadık. Yaklaşan darbe tehdidini önceden görüp devleti ve kamuoyunu uyardık.
Türk tarihinde eşi olmayan kanlı 15 Temmuz gecesi kışlalarda hainlerin oyununu bozduk.
Hukukun, adaletin yolunda ve hayatın her alanında FETÖ cü vatan hainleri mücadeleyi sürdürmeye kararlıyız.
Bütün şehitlerimizi saygıyla, rahmetle anıyoruz.
KUMPASDER

CUMHURBAŞKANI ADAYLARINA VE PARTİLERE SORUYORUZ: “FETÖ İLE NASIL MÜCADELE EDECEKSİNİZ”

Continue reading

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Bu gün, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü.
Bu gün, kadınların dünyayı yerinden oynatacak bir güce ve yüreğe sahip olduklarının ispat edildiği gündür.
Kadınlara karşı saygının, minnetin günüdür.
Onlara karşı yaptığımız haksızlıkları kabul etme ve borcumuzun tam anlamıyla ödenmesinin imkânsız olduğunu anlama günüdür.
Bu gün, Kumpasder üyeleri olarak, özellikle “Vardiya Kadınları”na olan gönül borcumuzun bir kez daha hatırlanma günüdür.
Bir kez daha onların fırtınalı günlerde dümen başına geçmelerini saygıyla selamlama günüdür.
Onlar, 2011 başlarında bizlere, sadece eş değil, aynı zamanda aslan yürekli birer yoldaş olduklarını da hatırlattılar.
Hiç unutmamak ama tekrar yaşamak zorunda kalmamak dileğiyle.

KAMUOYUNA

Hukuki süreçleri halen devam eden davalar konusunda son iki gündür Sayın Başbakan Binali Yıldırım’ın açıklamalarını endişe ve üzüntüyle takip ediyoruz.

Bir FETÖ kumpası olduğu artık yalın bir gerçek olarak ortaya çıkmış bulunan Ergenekon Balyoz davaları ile ilgili süreç Yargıtay ve yerel mahkemelerde devam etmektedir. Balyoz davası sanıklarının çok büyük çoğunluğu beraat etmiş sadece 7 sanıkla ilgili dosya manidar şekilde 3 yıldır Yargıtay’da bekletilmektedir. Ergenekon davasında ise dava gerekçeleri Yargıtay’ca tamamen ortadan kaldırılmış ve dosya yerel mahkemeye gönderilmiştir.

Bu davalar doğrudan Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve TSK’yı hedef almış, yüzlerce yurtsever subay TSK’dan tasfiye edilmiş ve yerlerine FETÖ militanları yerleştirilmiştir. Bu değişim ülkemizin 15 Temmuz’da cehennemi yaşaması ile sonuçlanmıştır.

Öte yandan Türkiye Cumhuriyeti’nin sivil asker bürokrasisinin tamamının imzası ile yürürlüğe girmiş olan kararlar süreci, sonradan darbe olarak değerlendirilmiş ve FETÖ üyesi tutuklu savcı Mustafa Bilgili’nin hazırladığı iddianame ile dava konusu yapılmıştır. Esasen yine bir FETÖ projesi olduğu anlaşılan 28 Şubat Davası da halen devam etmektedir.

Hal böyle iken, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının “En ağır cezaları alacaklar” diyerek devam eden yargısal sürece doğrudan müdahale sayılabilecek konuşmalarını, niyet ne olursa olsun kabul edilemez bulmaktayız.

Bu tür söylem ve davranışların adil yargıya müdahale ve masumiyet karinesinin ihlali olduğu kanaatindeyiz.

Saygılarımızla,

KUMPASDER

Müyesser Yıldız’ın Acı Kaybı

 

 

Sevgili Müyesser Yıldız kardeşimizin annesi bugün Hakk’a yürümüştür. Acılarını paylaşıyor ve kendisine başsağlığı diliyoruz.

 Kumpasder YK

11 Şubat 2018. BALYOZ Tutuklamalarının 7. Yılı.

11 Şubat 2018
​8 yıl önce başlayan soruşturması ve tam yedi yıl önce bugün Türk Ordusu’nun belinin kırıldığı anları hatırlatmamız gerektiğini düşünüyoruz.
​20 Ocak 2010 tarihinde şimdilerde ortalarda bulunmayan bir gazete olan TARAF’ta sahte Balyoz Belgeleri çarşaf çarşaf yayınlanmaya başlamış, 22 Şubat 2010 tarihinde henüz soruşturma aşamasında iken aralarında general, amirallerin de bulunduğu muvazzaf, emekli subay ve astsubayların tutuklanmaları ile Türk Silahlı Kuvvetlerine ilk FETÖ darbesi vurulmuştur.
​23 Temmuz 2010 tarihine kadar devam eden soruşturma aşaması bu tarihte hazırlanan iddianame ile kovuşturma aşamasına geçmiş, ülkemiz tarihinde yine bir ilk yaşanarak emekli ve görevde olan toplam 102 subay hakkında yakalama kararı çıkarılmıştır. YAŞ toplantısında terfilerin engellenmesinden sonra, 11 Ağustos 2010 günü kaldırılan bu karar ile kovuşturma aşamasına geçilmiştir.
​16 Aralık 2010 tarihine gelindiğinde ilk duruşmalar başlamış, öncesinde, kurulan kumpasın devamı niteliğinde olan Gölcük’te bulunan Donanma Komutanlığı Karargahı’nda 06 Aralık 2010 tarihinde arama yapılmış, verilecek kararın kilometre taşları özenle döşenmiştir.
​11 Şubat 2011 Cuma günü saatler 21:00’ı gösterdiğinde Feto Terör Örgütü’nden gücünü alan tetikçi savcı ve hâkimlerce 196 sanıklı Balyoz Davasının ilk ara kararı okunmuştur.
​Bu ara karar oluşturulurken mütalaada bulunan Savcı Savaş KIRBAŞ, Mahkeme Başkanı Hâkim Ömer DİKEN, üye hâkimler Ali Efendi PEKSAK ile Murat ÜRÜNDÜ’den oluşan heyet Feto Terör Örgüt’ünden aldıkları talimatı hayata geçirmiştir.
​Hatalı hazırlanan iddianameden kaynaklanan nedenler ile sanık sayısı 194’e düşmüştür. Yargılamanın henüz başında iken karşılarında oturan ülkesine ve devletine bağlı askeri personelden 163’ü hakkında TUTUKLAMA KARARI verilmiştir.
​Bundan tam 7 yıl önce 11 Şubat 2011 akşamı, 15 Temmuz 2016 günü aynı saatlerde başlayacak trajedinin ve ihanetin temeli aslında bu mahkeme kararı ile atılmıştır. Burada bir parantez açmamız gerekmektedir. FETÖ mensuplarınca hunharca öldürülen ve Şehit olan ülkemizin güzide insanlarına Allahtan Rahmet, yaralanan ve Gazi olanlara minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.
​FETÖ’nün hakkımızda verdiği kararlar ile Balyoz davası sürecinde ve sonrasında aramızdan ayrılarak şehadet mertebesine erişen; Ali Tarık AKÇA, Murat ÖZENALP, Cem ÇAKMAK, Halil YILDIZ ve Yunus Nadi ERKUT’a da Allahtan Rahmet diliyoruz.
​ABD ve ülkemizdeki işbirlikçilerinin desteğini alan FETÖ; 163 TSK mensubunu tek bir ara karar ile kodese tıkınca elindeki gücünün nelere kadir olduğunu görmüş, işi abartmalarında bir sorun olmayacağını anlamıştır. Ardı ardına gelen iddianameler ile Balyoz Davasında sanık sayısı 365’e ulaşmıştır. 21 Eylül 2012 gününe geldiğimizde ise tutuklu sayısı 250’e ulaşmıştır. O gün aynı heyet hükümle birlikte 75 kişi hakkında da tutuklama ve yakalama kararı vererek görevini tamamlamıştır. Böylece 365 sanığın 325’i hakkında sahte deliller ile 16 ila 20 yıl arasında değişen hüküm vererek örgütüne ve o gün beraber yürüdüklerine karşı borcunu eda etmiştir.
​Davada yargılanan 365 kişi arasında asker kökenli olmayan 2 kişi vardır. Bunlardan biri savunma sanayiinin önemli isimlerinden Ömer Faruk Ağa YARMAN, diğeri ise sivil memur Güllü SALKAYA’dır.
​YEDİ YIL sonra bugüne geldiğimizde ise; o günün akşamında yaşananların karşılığı veya bedeli ülkemizce 15 Temmuz 2016’da çok ağır ödenmiştir.
​Bizler o gün verilen bu karara Harbiye Marşını okuyarak karşılık vermiştik. Emekliye sevk edilmeyen silah ve dava arkadaşlarımız dün Fırat Kalkan’ın da, bugün de Afrin de, havada, karada ve dünya denizlerinde görevlerinin başındalar. Ülkemizin bekası, Yüce Türk Milletinin çıkarlarının savunulması için canlarını vermeye, kanlarını ve terlerini akıtmaya devam ediyorlar.
​O gün bize cezaevlerini reva görenler, FETÖ’nün talimatlarını yerine getirenler ise; bizlerin masumiyetimizin gücü ile dimdik girdiğimiz, yine aynı şekilde çıktığımız koğuşlarda yatmakta, yalan ve takiyelerine devam etmekteler.
KISSADAN HİSSE

Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey!
​​Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
​​“Tarih” i “tekerrür” diye tarif ediyorlar;
​​Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

​​​​​​​​Mehmet Akif Ersoy
Kamuoyunun dikkatine saygı ile sunulur…

Video için tıklayın.

Derneğimizin Ziyaretçileri

Bugün, dernek merkezimizde ziyaretçilerimiz vardi. Çok faydalı bir sohbet oldu, gelen üyelerimize teşekkür ederiz. Bundan sonraki toplantılarımızda daha çok sayıda üyemizi aramızda görmek ve çok değerli görüş, değerlendirme ve önerilerini alabilmek dileğiyle…

Load more